Hangisi daha iyi: Almanya’da mı yoksa İsveç’te mi iltica etmek?

Almanya ve İsveç’te iltica sürecine dair kapsamlı karşılaştırma
(Başvuru & prosedür │ maddi yardımlar │ çalışma │ aile birleşimi │ süresiz oturum ve vatandaşlık)

Almanya İsveç Alan
ANKER merkezinde 48 saat içinde kayıt, ardından başvurunun BAMF’a iletilmesi. 2024’te ilk kararın ortalama süresi 8,7 ay oldu – 2017’den beri en yüksek seviye (tagesschau.de). Başvuru, sınır polisi veya en yakın Migrationsverket ofisine yapılır. Kanunen kurumun 6 ay içinde karar vermesi gerekir; fiiliyatta çoğu dosya 5,5–6,5 ay içinde sonuçlanmaktadır (Asylinfo-Datenbank). Başvurunun kaydı
1 Ocak 2025’ten itibaren kişi başı aylık 441 € (bazı eyaletlerde kısmen ayni yardım olarak ödeniyor) (InfoMigrants). Günlük ödeme: yemek veriliyorsa 24 SEK, yemek masrafını kendisi karşılıyorsa 71 SEK (aylık yaklaşık 64 € veya 189 €) (Migrationsverket). Sığınmacı ödeneği
Kabul merkezleri dışında kalanlar için 3 ay, merkezde kalanlar için 6 ay çalışma yasağı; Şubat 2024’ten itibaren merkezde 6 ay kalanlar çalışma izni alabiliyor (Bundesregierung). Migrationsverket, başvurudan hemen sonra kimliği açık ve makamlarla işbirliği yapan sığınmacıların LMA kartına “AT-UND” ibaresi ekleyebiliyor; bu da ilk günlerden itibaren çalışma imkânı sağlıyor (Migrationsverket). Süreç sırasında çalışma hakkı
3 yıllık ve uzatılabilir oturum kartı; tam çalışma hakkı ve yasal sağlık sigortası. Geçici oturum: mülteciler için 3 yıl, ikincil koruma için 13 ay; her incelemeden sonra 2 yıllık uzatmalar (Asylinfo-Datenbank). Tanımadan sonra oturum kartı
Mülteci statüsünde olanlar için: eş ve reşit olmayan çocuklar, başvuru 3 ay içinde yapılırsa gelir şartı olmadan gelebilir; ikincil korumada aylık 1.000 vize üst sınırı var (Migrationsverket). Koruma statüsünün alınmasından sonra 3 ay içinde yapılan aile birleşimi başvuruları hem mülteciler hem de ikincil koruma sahiplerini kapsar; ancak İsveç’teki kişinin aile gelmeden önce yeterli gelir ve uygun konut şartlarını sağlaması gerekir (Migrationsverket, Migrationsverket). Aile birleşimi
5 yıl sonra, B1 seviyesinde Almanca ve bağımsız gelirle süresiz oturum hakkı (InfoMigrants). Mülteciler, 3 yıllık ikametten sonra geçimini ve konutunu sağladığını ispat ederse süresiz oturum için başvurabilir; aksi halde diğer oturum sahipleri gibi 5 yıl beklemesi gerekir (Migrant Integration). Süresiz oturum
27 Haziran 2024 tarihli yasa: 5 yıl sonra vatandaşlık (veya 3 yılda istisnai entegrasyonla) ve çifte vatandaşlık hakkı (Deutschland.info). Mevcut kural: 5 yıl yasal ikamet ve temiz sabıka kaydı. Hükümet, 2026’dan itibaren süreyi 8 yıla çıkarıp zorunlu dil ve gelir testleri getirmeyi öneriyor; yasalaşması parlamentonun onayına bağlı (The Times). Vatandaşlığa geçiş

1 │ Başvurunun kolaylığı ve işlem süresi

İsveç’te pratik anlamda başvuru adımı daha sade sayılabilir: Başvuru tek bir yerde yapılıyor ve sığınmacı genellikle birkaç saat içinde LMA kartını alıp net bir dosya numarasına kavuşuyor.

Almanya’da ise yeni gelen kişi, ikamet yeri kesinleşmeden önce sınır polisi, ANKER merkezi ve BAMF arasında gidip gelebiliyor; bu da başlangıç aşamasını uzatıyor ve idari açıdan daha karmaşık hâle getiriyor.

Süre açısından, son yıllarda ortalama olarak İsveç daha hızlı görünse de, başvuru sayılarındaki dalgalanmalar ve özellikle sıkılaşan yasalar sonrası her iki ülkede de mahkemelere giden itiraz sayısının artması nedeniyle fiilî fark azalmış durumda.


2 │ Maddi destek ve kabul koşulları

Almanya’da sığınmacılara ödenen miktar, vatandaşlara verilen temel yardım seviyesine oldukça yakındır; ancak eyaletlere göre bu tutarın bir kısmı alışveriş kartı veya kupon olarak verilebiliyor.

İsveç’te ödenekler günlük olarak elektronik bir karta yükleniyor ve tutar 1990’lardan beri neredeyse değişmedi. Bu durum, özellikle yemeğini kendisi yapan ve toplu taşımadan giyime kadar pek çok masrafı bu paradan karşılamak zorunda olan kişiler için alım gücünü düşürüyor.


3 │ İş piyasasına erişim

İsveç’te LMA kartındaki AT-UND ibaresi, sığınmacılar için önemli bir avantajdır: Kimlik netleştikten ve makamlarla işbirliği sağlandıktan sonra, kişi ana mülakat yapılmadan önce bile iş sözleşmesi imzalama imkânına kavuşabiliyor.

Almanya’da ise başvuranın önce çalışma yasağı süresinin (merkez dışında 3 ay, merkez içinde 6 ay) bitmesini beklemesi, ardından yabancılar dairesinden izin alması gerekiyor. Sığınmacı, kabül merkezinde kalmak zorunda olduğu sürece çalışmasına izin verilmiyor; bu da iş piyasasına giriş ve ekonomik entegrasyonu geciktirebiliyor.


4 │ Tanımadan sonraki haklar

Almanya çoğu durumda 3 yıllık oturum izni veriyor; bu izin tam çalışma hakkı ve yasal sağlık sigortasına erişim sağlıyor. Ayrıca koruma statüsüne sahip olanlar genellikle devlet destekli entegrasyon kurslarına katılmak zorunda (yaklaşık 700 saat dil + 100 saat uyum dersi). Beş yılın ardından süresiz oturum için başvurulabiliyor.

İsveç’te ise 2021’den bu yana “önce geçici izin” modeli benimsendi: Mülteciler önce 3 yıllık oturum alıyor, ardından 2 yıllık uzatmalar geliyor. Bu uzatmalar çoğu zaman istihdam, dil seviyesi ve yer yer değerler/medeni bilgiler testi gibi şartlara bağlı; dolayısıyla uzun vadeli güvence, İsveç iş piyasasına entegrasyon ile yakından bağlantılı.


5 │ Aile birleşimi: Zorluk nerede?

Almanya’da aylık 1.000 vize limiti, ikincil koruma statüsüne sahip kişilerin aileleri için bekleme süresini uzatıyor. Buna karşılık tanınmış mülteci statüsündeki kişilerin aile birleşimi dosyaları, başvuru kararın ardından 3 ay içinde yapılırsa genellikle daha hızlı ilerliyor.

İsveç sayısal bir üst sınır koymuyor; ancak İsveç’te yaşayan kişinin, aile fertleri gelmeden önce yeterli gelir ve uygun konut sağladığını ispat etmesini şart koşuyor. Bu şart, pratikte asgarî ücret düzeyinde gelir ve belirli büyüklükte kira ödenen bir ev anlamına geliyor; yalnızca sosyal yardımla geçinenler için aile birleşimi bu yüzden oldukça güç olabiliyor.


6 │ Süresiz oturum ve vatandaşlık yolu

Almanya’da 2024 vatandaşlık reformu, standart vatandaşlığa geçiş süresini 5 yıla indirdi; ayrıca dil seviyesi C1 ve tam ekonomik bağımsızlık gibi kriterlerle 3 yılda vatandaşlık imkânı tanıdı ve çifte vatandaşlık hakkını açıkça onayladı.

İsveç’te uzun vadeli tablo daha belirsiz: Mevcut uygulamada 5 yıllık yasal ikamet yeterli oluyor; ancak parlamentoda görüşülen bir yasa tasarısı, bu süreyi 8 yıla çıkarmayı ve 2026’dan itibaren zorunlu dil ve gelir testleri getirmeyi öngörüyor. Kabul edilirse, vatandaşlığa giden yol belirgin şekilde uzayıp zorlaşacak.


Sonuç

İş piyasasına hızlı erişim ve daha sade bir kayıt süreci arıyorsan, tercih İsveç’e kayabilir.

Buna karşılık daha yüksek nakit yardım, düzenli entegrasyon kursları ve 5 yıl içinde çifte vatandaşlığa giden net bir yol senin için daha önemliyse, Almanya ilk karardaki yavaşlığa rağmen daha istikrarlı bir paket sunuyor.

Her iki ülkede de uzun vadeli başarı için belirleyici faktörler dili iyi öğrenmek ve yerel iş piyasasına girmek. Gerçek kalıcı uyumun anahtarı bu ikisidir.


lak24 editör ve yazar ekibi, kapsamlı araştırmalar ve çok sayıda kaynağa dayanarak doğru bilgi sunmaya özen gösterir. Yine de hatalar veya tam doğrulanmamış bilgiler söz konusu olabilir. Bu yazıdaki bilgileri ilk yönlendirici rehber olarak görmeli ve bağlayıcı, güncel bilgi için her zaman yetkili kurumlarla iletişime geçmelisin.

 
 

Paylaş: