Almanya’da sınır dışı etme ve iltica başvurularının reddi

Başlık:
Almanya’da Sınır Dışı Etme (Deportation) ve İlticanın Reddi

Giriş

Sınır dışı edilme ve iltica başvurusunun reddedilmesi, Almanya’da pek çok kişinin karşılaştığı en hassas ve en karmaşık konulardan biridir. Bir iltica başvurusu reddedildiğinde veya oturma izni iptal edildiğinde ya da uzatılmadığında, çoğu zaman geriye kalan tek seçenek Almanya’dan ayrılmaktır. Bu nedenle, sınır dışı etme süreçlerinin nedenlerini ve işleyişini iyi anlamak büyük önem taşır.


Sınır dışı etme süreci

1. Bildirim ve sınır dışı etme kararı

İltica başvurusu reddedildikten sonra, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF – Bundesamt für Migration und Flüchtlinge) ilgili kişiye bir “sınır dışı etme bildirimi” veya “sınır dışı etme kararı” gönderir. Bu bildiride, sınır dışı edileceği ülke açıkça belirtilmelidir ve karar, işlem uygulanmadan önce kişiye tebliğ edilmelidir.

2. Ülkeyi terk etme süresi

Başvuru normal prosedürde reddedilmişse, kişiye genellikle Almanya’yı kendi isteğiyle terk etmesi için 30 gün süre tanınır.
Eğer başvuru “açıkça temelsiz” veya nitelikli (kesin) bir ret kapsamında değerlendirilmişse, bu süre bir haftaya kadar düşürülebilir.

3. Hukuki danışmanlık alma

Sınır dışı edilme kararının tebliğ edilmesinin ardından, kişinin en kısa sürede bir avukatla veya danışma merkeziyle iletişime geçmesi şiddetle tavsiye edilir. İltica başvurusu reddedilmiş olsa bile, kişinin Almanya’da kalmasına imkân tanıyabilecek başka hukuki yollar hâlâ mevcut olabilir.

4. Sınır dışı etmenin fiilen uygulanması

Kişi, verilen süre içinde Almanya’yı kendi isteğiyle terk etmezse, sınır dışı etme kararının uygulanması için polis devreye girebilir.
Sınır dışı etme işlemi yalnızca hukuken mümkünse ve herhangi bir yasal veya insani engel yoksa yerine getirilebilir.


Sınır dışı etmenin söz konusu olduğu durumlar

Almanya’dan sınır dışı etme çeşitli durumlarda gündeme gelebilir, bunlar arasında:

1. İltica başvurusunun kesin olarak reddedilmesi

  • BAMF iltica başvurusunu kesin olarak reddettiğinde, bu durum sınır dışı etme için temel nedenlerden biridir.

  • Dublin III Tüzüğü uyarınca başvurunun “kabul edilemez” sayılması, yani başvurudan başka bir AB ülkesinin sorumlu olduğunun tespit edilmesi halinde de kişi Almanya’dan ayrılmak zorunda kalabilir ve ilgili ülkeye geri gönderilebilir.

  • Ayrıca başvurucunun beyanlarında ciddi çelişkiler bulunması veya başvurunun ağırlıklı olarak ekonomik sebeplere dayandığının anlaşılması da reddi ve ardından sınır dışı edilmeyi beraberinde getirebilir.

2. Geçerli oturma izninin bulunmaması

  • Kişinin geçerli bir oturma izni yoksa – örneğin iltica red kararından sonra oturum belgesinin süresi bitmiş veya iptal edilmişse – hukuken ülkeyi terk etmekle yükümlüdür.

  • Bu durum, Almanya’ya yasa dışı yollarla giriş yapmış kişiler için de geçerlidir.

3. Suç işlemiş kişiler

  • Ağır suçlar işlemiş kişiler, ülkeden çıkarılabilir (Ausweisung) ve ardından sınır dışı edilebilir.

  • Buna uyuşturucu ticareti, ağır şiddet suçları ve diğer ciddi ceza gerektiren fiiller örnek gösterilebilir.

  • Alman devleti, kamu düzeni ve güvenliğinin korunmasına büyük önem verdiği için bu vakaları çok ciddiye almaktadır.

4. Oturum gerekçesi ortadan kalkmış kişiler

  • Duldung (geçici tolerans) statüsüne sahip olup, bu statünün gerekçesi ortadan kalkan kişiler de sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

  • Örneğin, kişinin geldiği ülkede koşulların değişmesi veya kişinin kendi ülkesinden pasaport almış olması bu duruma örnek gösterilebilir.


Sınır dışı etmeye getirilen istisnalar

Her ne kadar birçok durumda sınır dışı etme hukuken mümkün olsa da, bazı kişiler için sınır dışı edilmeyi engelleyen önemli istisnalar söz konusudur:

1. Ciddi insani risk altındaki kişiler

  • Kişi, ülkesine döndüğünde işkence veya insanlık dışı, aşağılayıcı muamele gibi ağır insan hakları ihlalleriyle karşılaşma riski taşıyorsa, sınır dışı edilmeyi engelleyen bir koruma statüsü elde edebilir.

  • Bu tür durumlarda, söz konusu riskleri gösteren inandırıcı ve belgelenebilir kanıtlar büyük önem taşır.

2. Aileler

  • Kural olarak, anne-babalar küçük yaştaki (reşit olmayan) çocuklarından ayrı olarak sınır dışı edilmez.

  • Aile birliğinin korunması, Alman ve Avrupa hukukunda önemli bir ilkedir.

  • Sınır dışı işlemi yapılacağı sırada küçük çocuk bulunamazsa, ailenin diğer üyelerinin sınır dışı edilmesi çoğu durumda durdurulur.

3. Sınır dışı etmeyi engelleyen hukuki belgelere sahip kişiler

  • Ağır hastalıklar veya özel insani nedenler (savaş, silahlı çatışma, ağır kriz ortamları) sebebiyle ulusal sınır dışı etme yasağı (Abschiebungsverbot) tanınmış kişiler, genellikle Almanya’da oturum hakkı elde ederler.

  • Bu tür bir yasak devam ettiği sürece, söz konusu kişiler menşe ülkelerine gönderilemezler.

4. Özel ihtiyaçları olan kişiler

  • Özellikle kırılgan gruplar – örneğin şiddet mağdurları, işkence görenler, ağır travma yaşamış kişiler – ek koruma altındadır.

  • Refakatsiz küçükler (yalnız gelen çocuklar) da bu kapsama girer ve daha hassas ve özenli bir yaklaşıma ihtiyaç duyarlar.

5. İnsani acil durumlar

  • Menşe ülkede ağır insani krizler, savaşlar veya doğal afetler gibi olağanüstü durumlar söz konusu olduğunda, sınır dışı etme işlemleri geçici olarak durdurulabilir veya ertelenebilir.

  • Bu tür hallerde, yetkili makamlar sınır dışı işlemlerine geçici moratoryum veya toplu erteleme kararı getirebilirler.


Sonuç

Sınır dışı edilme ve ilticanın reddi, Almanya’daki hem hukuki hem de insani açıdan en karmaşık konulardan biridir. Bu süreçlerden etkilenen kişilerin, sahip oldukları hakları ve kullanabilecekleri yolları bilmeleri hayati önem taşır. Sürecin erken aşamalarında hukuki destek almak, başvuru sahiplerinin konumlarını güçlendirebilir ve iltica ile oturum prosedürlerinde doğru adımların atılmasına yardımcı olur.


Web sitemizin yazar ve editör ekibi, kapsamlı araştırmalar ve çeşitli kaynaklara dayanarak mümkün olduğunca doğru ve güvenilir bilgiler sunmaya özen göstermektedir. Buna rağmen zaman zaman hatalar veya eksiklikler olabilir. Lütfen bu metni ilk başvuru rehberi olarak değerlendirin ve bağlayıcı, güncel bilgiler için her zaman ilgili resmî kurumlara veya uzman danışma merkezlerine başvurun.


Paylaş: